Roma Üzerine Notlar

Büyük kentlerde, özellikle de imparatorluklara başkent olmuş veya tarihi ve kültürel önemi olan kentlerde görülecek çok şey olur.  Gidilebilecek her yere gitmek isteseniz buna vakit yetmez çünkü çoğu zaman vakit ve nakit sınırlıdır. Bu nedenle de ziyaret edilecek yerleri sınırlı tutmak, buna karşılık sokaklarda, meydanlarda rahat bir şekilde dolaşıp gezilen kentin havasını soluyarak oranın ruhunu anlamaya çalışmak daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.  Örneğin Vatikan’ı görmek ilginç olabilir fakat bunun için uzun kuyruklarda beklemek bir gezi sırasında kendinizi içinde bulmak isteyeceğiniz en son sıkıntı olsa gerek.

Akşam güneşinde Isola Tiberina (Tiber Nehrindeki ada)
Akşam güneşinde Isola Tiberina (Tiber Nehrindeki ada)

Roma’ya Fiumicino havaalanından trenle gayet ekonomik ve rahat bir şekilde gidilebilir.  Merkezi tren istasyonu (Roma Termini, ya da Stazione Termini), şehrin ortasında ve bunun hemen yakınında otobüs terminalleri bulunuyor.

Roma, yedi tepe üzerine kurulu, fazla yüksek binaların olmadığı, rahat dolaşılabilen caddeleri ve sokaklarıyla ve birbirinden ilginç meydanlarıyla hoş bir başkent.

Roma'nın dar sokakları
Roma’nın dar sokakları

Kentin merkezi noktalarından birindeki Viminal adlı tepede yer alan Diokles Hamamı (Terme di Diocleziano), görülebilecek tarihi yapılardan biri.  Bu, 3. yüzyıl sonu ve 4. yüzyıl başlarında İmparator Diokles onuruna yaptırılmış olan bir hamam.  Roma Garından yürüyerek gidilebilecek mesafedeki bu yapının hemen yakınında Cumhuriyet Meydanı ve bu meydana bakan Santa Maria degli Angeli basilikası bulunuyor. Papa 4. Pius tarafından hamamın inşası sırasında ölen çok sayıda hristiyanın ruhuna hürmeten 16. yüzyılda yaptırılmış olan bu basilika, iç süslemeleri için görülmeye değer niteliktedir.

Gene iç dekorasyonu görülmeye değer diger bir kilise Sacre Coeur Basilikası.  Eğer şanslı bir gündeyseniz basilikanın avlusunda güzel bir konsere denk düşmek de mümkün.

Sant’Ivo alla Sapienza, görülebilecek ilginç kiliselerden bir başkası. Kilisenin yapısı ve diger özellikleri, “hikmet” (sapienza) kavramını yansıtacak şekilde düşünülmüş.  Kilise kompleksinin etkileyici kütüphanesini de görmek gerek.

Sant'Ivo alla Sapienza
Sant’Ivo alla Sapienza

Gardan fazla uzakta olmayan Cumhuriyet Meydanının bir ucundan ünlü Fontana di Trevi’ye yürüyerek gidilebilir.  Sabah erken saatte, ortalık kalabalık olmadan gidip oradaki bir kafede kahve ile croissant yemek ve sonra da aheste bir biçimde çeşmenin etrafında dolaşmak, fotograf çekmek, bence rahat bir biçimde birkaç saat geçirmenin bir yolu.  Ayrıca şunu da not düşmek gerekir: İtalyan çöreklerinin ve croissant’larının ayrı ve çok hoş bir tadı var. Sabah sokaklarda bunların kokusunu duyarak yürümek kolay unutulur şey değil.

Oceanus: Trevi Çeşmesinden detay.
Oceanus: Trevi Çeşmesinden detay.

Roma’ya gidip de Colosseo’yu görmemek olmaz.  Roma’nın sembollerinden biri olarak her yerde fotograflarını gördüğümüz bu bina, insanda adeta dişleri dökülmüş bir ihtiyar, hatta etrafına kötülük saçan bir cadı izlenimi uyandırıyor.  Bu görünüşüyle de insanı ürpertiyor. Binanın insanda uyandırdığı bu tatsız duygular, acaba bir zamanlar burada sevimsiz birtakım işler yapılmış olduğunu bilmekten dolayı bilinçaltımızda oluşmuş bir imgelemin sonucu mudur?  Herşeye rağmen Colosseo’nun görülmesi gerektiğini vurgulamak isterim.

Roma’da da diger büyük kentlerde olduğu gibi etnik çeşitlilik göze çarpıyor.  Kelimenin tam anlamıyla İtalya’nın göbeğinde sokaklarda çok sayıda Afrikalı ve Asyalı mevcut.  Bunların bir kısmı seyyar satıcılık yapıyor, bir kısmı da dükkânlarda ve benzeri yerlerde çalışıyor.  Roma sokaklarında dolaşırken dikkati çeken bir unsur da çeşmelerin bolluğu idi.  Burada sorun yok; ancak çeşmelerin hepsinin şakır şakır boşa akmasına anlam vermek mümkün değil.

Coloseo
Colosseo

Tabii Roma sadece tarihi yapılardan ve kiliselerden ibaret değil. Bu nedenle de görülmesi gereken yerlerden biri Trastevere.  Burası Istanbul’un Ortaköy’ünü andıran bir mekân.  Lokanta, bar ve kafelerle dolu olan Trastevere’nin dar ve parke taşı döşeli sokaklarında dolaşarak gayet güzel vakit geçirilebilir.  Eğer Garı merkez alarak ifade etmek gerekirse, Trastevere biraz uzun bir yürüyüş gerektiriyor.  Fakat bu tür yürüyüşler, zaman zaman yorucu olmakla birlikte gidilen yeri görmek ve yakından tanımak için eşsiz bir fırsat oluşturuyor. Trastevere’de Piazza di Santa Maria’nın (Santa Maria Meydanı) orta yerinde gayet tipik olarak bir çeşme var.  Çeşmeyi çeviren basamaklarda bîmekân kimseleri görmemek mümkün değil.  Bu kimseler genellikle köpekleriyle birlikte bu tür yerlerde veya sokaklarda, parklarda yatıp kalkıyor.

Coloseo: İç mekân
Colosseo: İç mekân

Trastevere’nin hemen yakınındaki Botanik Bahçesini gezmek de gezi programına eklenebilir.  Burada daha çok Akdeniz iklimine mahsus bitkiler olmakla birlikte (ve bu da Türkiye’den giden biri için çok ilginç olmayabilir), gezilebilecek hoş bir yer.

İhmal edilemeyecek noktalardan biri yiyip içme olduğundan bu konuda da birkaç not düşmek gerek: Roma’da lokanta fiyatları gayet uygun.  Istanbul ile karşılaştırılacak olursa, daha da ucuz olduğunu teslim etmek gerekir.  Bir spagetti ile salatayı yaklaşık 17-18 karşılığında yiyip doyabilirsiniz.  Porsiyonlar ufak olmadığı için paranızın karşılığını almış olursunuz.  Çoğu zaman lezzetli bir pizza ile bir bardak şarap 13-14 euro’yu geçmeyecek bir fiyata maloluyor.  Bu da gayet makul.  Verilen şarap “house wine” olmakla birlikte genellikle gayet rahat içilebilen bir şarap oluyor. Gelir düzeyinin daha yüksek olduğu bir yerde herhangi bir şeyi Istanbul’dakinden daha ucuza ya da en fazla aynı fiyata alabiliyorsanız, gittiğiniz o yer ucuz demektir.

Müzisyen: Kent meydanlarındaki eğlenceli hayata örnek.
Müzisyen: Kent meydanlarındaki eğlenceli hayata örnek.

Roma’da her yere yürüyerek gitmek mümkün olmayabilir.  Bu nedenle bir “Roma Pass” almakta fayda var.  Bununla otobüse ve metroya binmek, müzeleri gezmek mümkün.  Örneğin, Colosseo’ya metroyla gidip gelmek gayet kolay.  Otobüsle de pek çok yere ulaşılabiliyor.  İyi bir harita, biraz sağduyu ve biraz pratik zekâ ile halledilemeyecek bir şey yok.

Navona Meydanı.
Navona Meydanı.

Istanbul’da yaşayan biri için Roma, insanda küçük bir şehir hissi uyandırıyor.  Istanbul’un devasa ve artık başedilmesi mümkün olmayan kalabalığı ve gürültüsünden sonra Roma gibi muhteşem binalar ve pek çok tarihi eserle dolu büyük bir şehir bile insana adeta kasaba hissi veriyor.  Roma ‘da dolaşırken ne yazık ki yer yer idrar kokusu duymamak mümkün değil.  Nitekim, güpegündüz, insanların doğal ihtiyaçlarını sokakta karşıladığına tanık olabiliyorsunuz! Umumi tuvalet diye bir şeyin olmaması mıdır bunun nedeni acaba?  Sokaklarda önemli sayıda dilenci, sarhoş ve evsiz barksız insan görmek, (kapitalist dünyada) bütün büyük kentlere mahsus bir sefalet olsa gerek.

Castel Sant'Angelo
Castel Sant’Angelo

Sabahın erken bir saatinde Castel Sant’Angelo’ya giden köprü üzerinde yere eğilmiş dilenen bir kadın, ya da bir ara sokakta kenara serdiği bir çulun üzerinde köpeğiyle yanyana oturan bir adam, son derece çarpıcı ve dramatik bir tablo oluşturuyor.

Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri Piazza Navona.  Burası büyük bir meydan.  Meydanın bir yanında bulunan muhteşem bina Brezilya Büyükelçiliği.  Diger pek çok meydanda olduğu gibi burada da kafeler ve lokantalar var ve bunlardan birinde oturup bir aperitif içerek veya güzel

Coloseo'nun civarından görüntü.
Colosseo’nun civarından görüntü.

bir yemek yiyerek gayet hoş vakit geçirilebilir.  Bir lokantada bir taraftan kemal-i afiyetle pizzanızı yer ve şarabınızı yudumlarken diger taraftan etraftaki insanların atraksiyonlarını – müzisyenler, ressamlar, ilüzyonistler, ve saire – seyretmek hoşça vakit geçirmek için iyi bir alternatif.

Coloseo civarından görüntü.
Colosseo civarından görüntü.

Okur yazar kimseler olarak görmek isteyebileceğiniz yerler arasında kitapçılar da olabilir.  Bütün kitabevlerini keşfedecek fırsatım olmamakla birlikte Mel, Libreria Croce ve La Feltrinelli’yi tavsiye edebilirim.

In vino veritas.
In vino veritas.

Roma yer yer dar sokaları, caddeleri ve meydanlarıyla güzel ve görülmesi gereken yerlerden biri.  Doğu Roma İmparatorluğunun başkentinden Batı Roma’nınkine gitmek ise pek çok bakımdan ayrıca ilginç.

 

Advertisements