Dijital Çağın Gerektirdikleri

Kısa süre önce Millî Eğitim Bakanı Fikri Işık, ilkokul ve ortaokullarda kodlama dersleri konacağını açıklayınca bunun ne kadar gecikmiş fakat yerinde bir karar olduğunu düşündüm.

Son birkaç yıldır A.B.D. ve İngiltere’de de tartışılan bir konu olduğunu bildiğim için birkaç noktayı yazmakta fayda görüyorum.

Epey bir süredir üniversite hayatı içindeyim ve öğrencilere (gerek lisans ve gerekse lisansürtü düzeylerde) ödevler verdiğimde bazen en basit bazı ödevlerde dahi işin içinden çıkamadıklarını görüyorum. Örneğin bir tablolama programını bile kullanamadıklarına ya da bir güçlükle karşılaştıklarında neyi nasıl araştıracaklarını bilmediklerine, popüler bir ofis programından başka pek bir uygulama tanımadıklarına şahit oluyorum. Bilgisayarların ve otomasyon sistemlerinin hayatın her alanına nüfuz ettiği bir çağda, bilgisayar ve benzeri teknolojilerle iç içe büyüyen, elinden cep telefonunu düşürmeyen, hatta bilgisayar başında saatler geçiren bir neslin böyle bir acemilik içinde olması karşısında hayret etmemek mümkün değil.

Bu da gösteriyor ki, Türk eğitim sisteminde bu konu yeterince ve doğru bir biçimde ele alnmıyor. Gerek ABD’de ve gerekse İngiltere’de kabul edildiği üzere, 21. yüzyılda ülkelerin refahı bilişim ve teknolojiye dayalı becerilerin geliştirilmesiyle olacaktır. Bu nedenle de bilgisayar okuryazarlığından dijital okuryazarlığa geçmek, gerekli becerilerin kazanılması ve çağın gerektirdiği yaratıcılığın beslenmesi için acilen uygulamaya konması gereken bir konu olarak dikkati çekiyor. Yeni nesilleri söz konusu becerilerle yetiştiremeyen bir Türkiye’nin fazla yol alamayacağını kabul etmek gerekir. Dolayısıyla, Millî Eğitim Bakanlığının bu kararı hayata geçirilirse doğru bir adım atılmış olacaktır.

Advertisements